GÜÇLENEN TÜRKİYE için EVET - 2


Dağlarında çağlayan sular gibi berrak, adalet duygusu yüksek, vicdan sahibi insanların yaşadığı bir memleket istiyorum.

Bütün zorlukların üstesinden gelecek donanımlı ve yüksek ahlaklı gençlerin omuzladığı bir ülke istiyorum.

Sevginin ve hoşgörünün tavan yaptığı insanların yasadığı bir memleket istiyorum.

Ruh ve beden sağlığı gelişmiş, mal ve zenginliğin bir emanet olduğu şuurunda fakiri ve fukarayı gözeten ve kucaklayan insanların yaşadığı bir ülke istiyorum.

Denizler gibi kabaran gönüllerde dil oluğu ile insanlara huzur ve saadet akıtan evlatları olan bir ülke istiyorum.

Ya olduğu gibi görün yada göründüğün gibi ol” diyen Mevlana’nın doğruluğunu estiren bir ülke istiyorum.

Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok” anlayışının hiç ama hiç olmadığı bir memleket istiyorum.

Evet, sevineni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar bir ülke istiyorum.

Tarihimize, ecdadımıza, dilimize, kültürümüze, inancımıza, emeğimize, yeraltı ve yer üstü kaynaklarımıza sahip çıkmak, yapılan her zulmün hesabını sormak, 100 yıldır süren derin uykudan uyanmak, yeniden dünyanın hükümdarı olmak, dünya mazlumlarına ses sofralarına aş, hastalıklarına derman, medeniyetimizle insanlığa örnek olmak, Türk'üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla hep beraber Yen'i Türkiye'yi şahlandıralım istiyorum…

1000 yıl dünyaya hükmetmiş bir medeniyetin çocukları derin uykudan uyanıyor artık.

Kürtçe yasağı ayıbına son veren,

Nazım Hikmet'in vatandaşlığını iade eden

Binlerce kitabı ve filmi özgürlüğüne kavuşturan,

Milyonlarca kitabı hamur olmaktan kurtaran,

İnanç ve ifade özgürlüğü

önündeki engelleri kaldıran,

Vesayet rejimine son veren,

Darbelere mesnet teşkil eden 35 inci maddeyi kaldıran değiştiren,

Sistematik işkenceyi ortadan kaldıran,

Ülkeyi Ekonomik olarak batmaktan kurtarıp; Dünyanın en güçlü ekonomileri ile yarışır hale getiren Recep Tayyip Erdoğan'a diktatör diyorlar. Bu nasıl bir diktatördür' ki ? Sabahtan akşama kadar hakarete uğruyor ağza alınmayacak küfürlere maruz kalıyor ve sesini çıkarmıyor.

İşte bu diktatörü devirip yerine icazetini Kemalizimden alan insanın gözünün içine baka baka yalanlar atan ondan sonra bu yalanlar gerçekmiş gibi inanan bir yalan makinesini getirmek istiyorlar.

Geçmişte tek parti diktatörlüğüne son veren Menderes'i bir süre sonra diktatör ilan etmişlerdi.

İsmet Paşa'ya laf edemeyenler size soruyorum;

Nedir bu varlık vergisi rezaleti,

Nedir bu çalışma kampları kepazeliği,

Nedir bu Tan gazetesi olayı,

Sabahattin Ali' nin kafasını odunla parçalayıp ortadan kaldırma fikri'de nereden icap etti.

Nazım Hikmet ve Kemal Tahir hangi suçun karşılığı olarak 36 yıl ağır hapis cezasıyla içeri tıkıldı?

CHP İl Başkanları neden aynı zaman da devletin valisi oluyordu?

Bu ekmek karnesi neyin nesi idi?

Banknotlarda Atatürk resmini kazımak hangi zihniyetin ürünü idi?

Bunlara cevap veremeyenler;

Menderes'i diktatör olmakla ilan ettiler,

Merhum Özal da diktatör söyleminden nasibini aldı.


Şimdi de Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı diktatör ilan etmeye çalışıyorlar.

Baktılar baş edemiyorlar bu yönteme baş vurdular.

Tamam anladık zamanında büyükleri de aynı taktiği uygulamış, peki bu dış güçlerin, yedi düvelin derdi nedir?

Bunlar Türkiye'nin o kadar mı iyiliğini düşünüyorlar?

Türkiye Mayıs 2013’te her yönü il pik yaptı önlenemez büyümesi karşısında paniğe kapıldılar ve dört taraftan Türkiye'ye saldırmaya başladılar. İlk kıvılcımı mayıs 2013’te gezi parkı olayları il başlattılar.

* Gelecek yazım Mayıs 2013 Türkiye tablosu ve 17-25 Aralık komplosu.

Salih GÜNEŞTEKİN

Makine Mühendisi

(GAP yatırım platformu Y.K.Ü.)

Batman Son Söz gazetesi